Genel Sağlık

Mevsimsel Saç Dökülme Nedenleri

“Saçlarım tutam tutam dökülüyor, böyle giderse kel kalacağım sanırım…”, “sabah kalktığımda yastığımda bir sürü saç teli var..”, “duştan sonra saçlarım çok dökülüyor..”, “saçlarımı taramaya korkuyorum…”

Evet, yalnız değilsiniz. Hepimiz mevsimsel değişimlerin yaşandığı zamanlarda saç dökülmesi sorunu yaşıyoruz ve bu “olağan” bir durum.

Mevsimsel değişimlerin hemen hepsi saç derisine farklı şekilde etki eder:
Yağmur : Saçlarımız için zararlıdır, çünkü yağmur suları kendisi ile birlikte havayı kirleten tüm faktörleri beraberinde getirir.

Sıcak hava: Tüm yaz boyunca “terleme” ile birlikte saç derisi tuz ile kaplanır, gözenekler tıkanır ve saç kayıpları meydana gelir.

Güneş ışınları: Aşırı güneş zararlı U.V ışınları ile saç ve saç derisine zarar verirken, yeteri kadar güneşe çıkmamak “melanin” hormonunun az salgılanması sonucu saçların gelişememesi ve zayıflaması anlamına gelir.

Bu değişimlerden bizim için en anlamlısı, yaz aylarından hemen sonra ortaya çıkan saç dökülmesidir.

Her saç telinin 2-4 sene süren bir gelişme evresi, 3-4 hafta süren durağan evresi ve yine 3-4 hafta süren bir dökülme evresi vardır. 2 -3 aylık bir süre içinde saçlar mevsimsel olarak dökülür ve ardından saç köklerinden yeni saçlar çıkmaya başlar.
Mineral ve vitamin kaynaklarınca yeterli beslenmemek, stres, mevsimlerle birlikte oluşan hormonal değişimler, alkol, sigara tüketimi gibi etkenler saç dökülmesinin fazlalaşmasına sebep olur. Bu süreç başladığında da kısa sürede karar verip, kullanmaya başladığınız yanlış bir kozmetik ürün bu sürecin hızlanmasına sebep olabilir.

Peki bu durumu önlemek ve yavaşlatmak için ne yapmak gerekiyor?

Saç köklerinin hava almasını önlemeyecek, içerisinde kıvam arttırıcı olarak “tuz” içermeyen ürünler kullanmak gerekiyor; çünkü tuz, kullandığımız şampuanın köpürmesini sağlasa da, saç köklerini kapatır ve oksijenlenmesini önler. Oksijen almayan saç zamanla zayıflar ve dökülür. Aynı yaz döneminde terleme sonucu ortaya çıkan tuzun, gözeneklerimizi tıkaması gibi…

Dikkat etmemiz gereken ikinci konu ise, ürün içeriğindeki etken maddeler ve bu etken maddelerin aktivitesi. Kullandığınız ürünlerin etken maddeleri, saç dökülmesini direkt olarak önleyici olmasının yanı sıra, saç derinizin nemlendirmeli, beslemeli ve saç derinizin pH’ına (5.5) uygun olmalıdır.

Eğer ileri derecede bir saç dökülmesi probleminden bahsediyorsak, bir süre daha yoğun, etken maddelerinin aktivitesi daha yüksek ürün gruplarından faydalanabilirsiniz.

Saç dökülmenizin beslenme alışkanlıklarınızla ve metabolizmanızla alakalı olup olmadığını saçlarınızın dökülmesine paralel olarak gelişen tırnaklarınızın zayıflamasından ve hatta çabuk kırılabilir hale gelmesinden, cilt kuruluğu gibi problemlerden anlayabilir, bu gibi durumlarda bir doktora başvurarak, gerekli tedaviyi almalı, takviye olarak dermokozmetik ürünlerle bu sorunu çözebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir